Metal Sektöründe Çalışan Kadınların “Kişisel Koruyucu Donanımları” Kullanırken Karşılaştıkları Sorunlar

image

Dünyada erkek egemenliğinde olan çok tehlikeli ve tehlikeli sektörlerde yer alan kadın çalışanların sayısı her geçen gün artmaktadır. 1970’ ler de özellikle gelişmiş ülkelerde tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışan kadınları sayısı dikkate alınmayacak kadar az iken, aradan geçen 45 yıllık süreçte tehlikeli işlerde çalışan her üç kişiden birisini kadın çalışanlar oluşmaktadır. Hatta bazı yerlerde erkek çalışan sayılarından fazla kadın çalışanlar bulunmakta olup, kadın çalışanlar erkeklerin egemen olduğu bu sektörlerde yöneticilik pozisyonlarına kadar çıkmıştır.

İkinci dünya savası sırasında “Rosie the Riveter” posterleri sanayide çalışan kadınların kültürel bir simgesi idi. “Erkeklerin yaptığı işleri bizde yapabiliriz” sloganı ile kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılırdı (https://tr.wikipedia.org/wiki/Rosie_the_Riveter). Posterde kişisel koruyucu donanım kullanmadan verilen poz yıllar sonra iş sağlığı ve güveliği konusunda ki gelişmeler ile birlikte “Kadınlara yönelik üretilmiş kişisel koruyucu donanımlar kullanarak erkeklerin yaptıkları işleri yapmalıyız” felsefesine dönüşmeye başlamıştır. Çünkü bu süreçte ortaya çıkan bir diğer sorun da, erkek vücut ölçülerine yönelik üretilmiş “Kişisel Koruyucu Donanımların” ve çalışma giysilerinin kadın çalışanlara tam olarak uymaması farklı sıkıntıları beraberinde getirmeye başlamıştır. “U.S. Occupational Safety and Health Administration” (OSHA) aldığı şikayetler sonrası 1999 yayınladığı bildiride uygun olmayan KKD’lerin kadın çalışanların ciddi şekilde sağlıklarını ve güvenliklerini etkilediği belirtmiştir (İSEA, 2010). “Biz çok yol kat ettik Rosie fakat hala gidecek çok yolumuz var” sloganı ile de yeni anlayışı temsil etmeye başlamışlardır ( Jessica,2010:29-30). İlk etapta üreticiler dahi KKD’lerde bir cinsiyet ayrımı yapılacağının farkına varmamışlar fakat daha sonralarında tehlikeli işlerde çalışan kadın sayısının artması ile birlikte gelen şikayetleri dikkate almaya başlamışlardır. Endüstriyel kazaları önleme derneği (IAPA) ve Ontario kadın direktörlüğü (OWD)’nin katkıları ile 1989 da hazırlanan raporda, kadın çalışanların tepeden tırnağa nasıl kişisel koruyucu donanımlar kullanmaları belirtilmiş ve bu rapor doğrultusunda gelişmiş ülkelerde bir çok üretici sadece kadınların antropometrik ölçülerini dikkate alarak üretimlere başlamıştır (İAPA, 2006). Fakat bütün bu olumlu gelişmelere rağmen “The International Safety Equipment Association” (ISEA) ‘nın belirttiği raporu da ciddiye almak gerekir. Raporda son 10 yılda kadınlara yönelik KKD pazarının hızla gelişmiş olmasına rağmen hala devam eden aşılamayan engellerin olduğunu ve bu konuda kayda değer bir gelişmeye ihtiyaç olduğunu belirtmektedir.  

İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğine yönelik çalışanları koruma uygulamaların son halkasını oluşturan KKD kullanımı çalışanların kendilerini güvende hissetmesi ve kurallara uyma alışkanlıklarını kazandırması açısından oldukça önemli olsa da birçok yanlış uygulama ve problemi de beraberinde getirebilmektedir. Özellikle KKD seçimi sırasında yapılan hatalar, gerekli sürelerde yenilenmemesi, ergonomik olmayan tasarımlar ve standartlara uygun bir şekilde üretilmemiş “Kişisel Koruyucu Donanımlar” ciddi problemler oluşturmaktadır. Çalışanları bir veya birden fazla riske karşı korumak için tasarlanmış koruyucu ekipmanlardan kaynaklanan problemler bazı durumlarda ise iş kazası riskini bile artırabilmektedirler. Yine kişisel koruyucu donanımların çoğunlukla erkeklere göre tasarlanması ise konuya daha farklı bir bakış açısı ile yaklaşılmasını da gerekli kılmaktadır.  Günümüzde erkek çalışanların yoğun olarak yer aldığı tehlikeli ve çok tehlikeli işlerdeki kadın çalışanların sayısının da artması,  “Kişisel Koruyucu Donanım” tercihlerinde cinsiyet ayrımı yapılmadan seçilen koruyucu ekipmanlarda ayrı bir sorun teşkil ettiği, kadınların birçok işyerinde erkekler için üretilmiş kişisel koruyucu donanımları kullanmaya mecbur bırakıldıkları görülmektedir.

Dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıfında özellikle de otomotiv ve metal sektöründe istihdam edilen kadın çalışan sayısı hızla yükselmekte iken, mesleki risklere maruz kalma oranları da ciddi şekilde artmaktadır. Kadın çalışanların çalışma hayatında maruz kaldıkları fiziksel, kimyasal, ergonomik, biyolojik ve psiko-sosyal risklerden dolayı ciddi sağlık riskleri ile karşı karşıya kaldıkları bilinmektedir. Bu durum aile hayatının temel direği konumunda bulunan kadınlarda stres yükünün artırmasına,  psikolojik ve fiziksel olarak etkilenmeleri sonucunda ise iş kazası risklerinin artmasına neden olmaktadır.

6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanun çerçevesinde çıkarılan “İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği” kapsamında belirtilen risklerin kadın çalışanlar üzerinde meydana getirdikleri olumsuz koşullardan dolayı, sadece birey olarak değil, anne olarak aile hayatındaki önemi, sağlıklı bireylerin yetiştirmesindeki rollerinden dolayı da çalışma hayatlarındaki kadınların iş sağlığı ve güvenliği açısından korunması çok büyük bir önem arz etmektedir.

Uludağ  Üniversitesi ve Türk Metal Sendikası arasında gerçekleştirilen USİP (İ) 2014/ 7 No’lu “Sanayide Çalışan Kadınların Sağlık ve Güvenlik Açısından Risk Faktörlerinin Belirlenmesi”  başlıklı Bilimsel Araştırma projesi kapsamında, Bursa’ daki Türk Metal Sendikasına bağlı işyerlerinde çalışan kadınlar ile gerçekleştirilen anket ve odak grup çalışmaları sonucunda ortaya çıkan sonuçlarda dünya genelindeki kadın çalışanların KKD’leri kullanırken yaşadığı sorunlara çok benzerlik göstermektedir.

 

Sonuç

Dünya genelinde ve ülkemizde tehlikeli ve çok tehlikeli işler sınıfında istihdam edilen kadın çalışan sayısı hızla yükselmekte iken, mesleki risklere maruz kalma oranları da artmaktadır. Bu durum çalışma ortamlarındaki kadınların sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesinin önemini ortaya koymaktadır.

Aile hayatının temel direği olan kadınların korunması sağlıklı bireylerin yetişmesi açısından bakıldığın da, bir ülkenin geleceği açısından da çok büyük önem taşımaktadır. Bu yüzden çalışma ortamındaki kadın işçilerin pozitif ayrımcılık yapılarak daha fazla korunması, gereğinden fazla iş yüklenilmemesi, fiziksel, kimyasal, biyolojik ve psiko-sosyal risk faktörlerinden olabildiğince etkilenmemesi aile hayatlarına olumlu bir şekilde yansıyacağı muhakkaktır. Bu yüzden toplum koruma önlemlerinin alınmadığı veya mühendislik çözümlerinin üretilerek risklerin kabul edilebilir seviyelere indirilemediği çalışma alanlarında muhakkak son çare olarak kişisel koruyucu donanım kullanmaları gerekmektedir. Ayrıca kullanılan bu kişisel koruyucu donanımların kadınların vücut şekillerine uygun seçilmesi ve kullanımına teşvik edilmesi oldukça önemlidir. Yapılan araştırmalara göre, kadınlara yönelik imal edilmiş KKD’ ler ve iş kıyafetleri kullanmanın iş verimini ve işe yönelik özgüvenlerini ciddi şekilde artırdığı tespit edilmiştir. (Heidi, Angella, Linsey, 2013)

Odak grup ve anket çalışmasının yapıldığı firmalarda “Kişisel Koruyucu Donanımların” temini konusunda nispeten sorun olmasa da kullanımlarının denetlemesindeki aksaklıklar, zamanında temin edilmeyen KKD’ler ve ergonomik olmayan daha ziyade erkekler için tasarlanmış KKD’ler kadın çalışanlar için ciddi problem teşkil ettiği görülmüştür.

Dünya genelinde gelişmiş ülkelere baktığımız zaman kadınların KKD kullanımındaki problemlerin farkına vardıkları ve sadece kadınların antropometrik ölçülerini dikkate alarak üretime başladıkları görülmektedir. Ülkemizde de kadınların antropometrik ölçülerinin çıkarılması ve kadınlara yönelik KKD’lerin üretimin yaygınlaştırılması için üreticilerin teşvik edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca kadın çalışanların iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarının içine olabildiğince çekilmesi, devamlı eğitimlerden geçirilerek güvenlik kültürü düzeylerinin artırılması gelecek nesillerinde iş sağlığı ve güvenliği açısından bilinçli olarak yetişmesinde büyük katkı sağlayacağını unutmamak gerekir. Özellikle kurumsal firmalarda iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin 6331 sayılı yasanın ve ilgili yönetmeliklerin öngördüğü şekilde yürüdüğü ve kadın işçilerin risk farkındalıklarının güvenli davranış için zemin hazırladığı, hatta ev-aile yaşantısına aktarılarak güvenlik kültürünün işçi kadınların ailelerine de yansıtıldığı ileri sürülmüştür (Bkz. Akalp vd. 2015).

Kaynakça

ARLI, Erdal (2013). “Barınma Yerinin Üniversite Öğrencilerinin Kişisel ve Sosyal Gelişim ve Akademik Başarı Üzerindeki Etkilerinin Odak Grup Görüşmesi İle İncelenmesi.”, Yükseköğretim ve Bilim Dergisi, 3,2, s.173-178.

AKALP Gizem; AYTAC, Serpil; YAMANKARADENİZ Nurettin, CANKAYA, Oguzhan GOKCE Ahmet, TUFEKCİ Ulviye (2015) “Perceived safety culture and occupational risk factors among women in metal industries: A study in Turkey”, ”. 6th International Conference on Applied Human Factors and Ergonomics (AHFE 2015) and the Affiliated Conferences, AHFE 2015. Procedia Manufacturing  Journal. 3 ( 2015 ) s. 4956 – 4963.

 

BAŞ T., ÇAMIR, M., ÖZMALDAR, B. (2008). “Nitel Araştırma Yöntemleri”, Seçkin Yayınevi, Ankara

GLUCKSMAN, D.. (2010). “ISEAworks with OSHA to enhance access to PPE designed for women.” EHS Today, 3(4), S:33.

HEİDİ W., ANGELLA J. K., LİNSEY G. (2013). “Relationship between Personal Protective Equipment, Self-Efficacy, and Job Satisfaction of Women in the Building Trades” Journal of Construction Engineering and Management,USA, 139(10)

İAPA, (2006), http://www.iapa.ca/pdf/2006_ppe_women.pdf, (Erişim tarihi: 24.04.2016).

İSEA, News from the International Safety Equipment Association, (2010) http://ehstoday.com/site-files/ehstoday.com/files/archive/ehstoday.com/images/ISEA_April.pdf,  (Erişim tarihi: 22.04.2016).

JESSİCA W. (2010)“PPE for Women: We’ve Come A Long Way ‘Rosie, But We Still Have A Ways to Go.” International Safety Equipment Association, 4,3, s:29

KRUGER, R.A., CASEY, M.A. (2000). “Focus group: A Practical Guide for Applied Research”, Sage Publications. USA

YAMANKARADENİZ, Nurettin., AKALP, Gizem., ÇANKAYA, Oğuzhan (2015). “ Otomotiv ve Metal Sektöründe Çalışan Kadınların Maruz Kaldıkları Fiziksel Risk Algısı”, Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Bilimleri ve Tasarım Dergisi, Isparta, s.449-458

YILDIRIM, A.,  ŞİMŞEK, H. (2008). “Sosyal Bilimlerde Nitel Araştırma Yöntemleri”, Seçkin Yayınevi, Ankara

https://tr.wikipedia.org/wiki/Rosie_the_Riveter, (Erişim tarihi: 26.04.2016).