Elle Taşıma İşleri Ve İş Sağlığı Güvenliği

image

Teknolojik gelişime paralel olarak, insan emeğine duyulan gereksinim azalır gibi görünmesine rağmen, insanın yaptığı işin niteliğinde bir artış söz konusu olmaktadır. Diğer bir ifade ile insan, üretim içerisinde daha yetenekli, becerili ve bilgili olmak durumundadır. Bu beklenti, endüstriyel gelişme düzeyi yükseldikçe insanın özelliklerinin daha nicelikli bilinmesini ve sistemin bu özelliklere göre tasarımlanması zorunlu kılmaktadır. Aksi halde bir yandan yetenekleri dışında zorlanan insan, meslek hastalıklarına ve iş kazalarına maruz kalırken, diğer yandan sistemden beklenen iş başarısına ulaşılamamaktadır.

Teknolojik gelişmelerle birlikte üretim aşamasında işletmelerde kullanılan makinelerin artmış olması ve otomasyonlaşmaya rağmen birçok iş kolunda el ile yük taşıma, itme, çekme ve kaldırma işleri de devam etmektedir (Kaya, Akalp, 2014).Bununla birlikte elle taşıma işlerinde yapılan hatalar, birçok iş kazası ve meslek hastalığının da nedenini oluşturmaktadır.  

Son dönemlerde endüstrileşmiş ülkelerde kas iskelet sistemi hastalıklarının (KİSH) sıklığında ve maliyetinde görülen belirgin artış; çalışanın, işverenin, hükümetin, sağlık hizmet sistemlerinin ve sigorta şirketlerinin dikkatini bu konuya çekmiş, risk etkenleri, ergonomi eğitimi ve ergonomik girişimleri kapsayan ergonomi programları ve rehabilitasyon yaklaşımları konularında çalışmalar hız kazanmıştır (Melhorn,vd. 2004;419:285-96).

Ülkemizde travma, aşırı ve ağır yük ve ergonomik olmayan çalışma koşullarının yaygın olduğu bilinmektedir, ancak KİSH açısından bakıldığında, çalışanlar, işverenler, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgilenen profesyoneller tarafından bu rahatsızlıkların tanısında büyük güçlükler yaşanmaktadır. Ancak, 6331 Sayılı İş Kanunu ile birlikte, ‘ ‘Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği’, ‘Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Hakkında Yönetmelik’ gibi konu ile ilgili birçok yönetmelik yayınlanarak işyerlerinde yapılması gereken iyileştirmeler konusunda yükümlülükler doğmuştur.  Bu yönetmeliklerin ışığında işveren, iş yerlerinde kas iskelet risklerinin belirlenmesi, önlenmesi,  çalışana bu risklerden korunma ve ergonomi eğitimi verilmesi ve iş yerinde ergonomik iyileştirmeleri uygulaması konusunda da yükümlü kılınmıştır. Aynı şekilde çalışanlar da öğretilenleri uygulamakla yükümlüdür.

İşveren çalışanların KİSH’e yakalanma oranını düşürmek için bu konuda düzenli ve bilimsel bir yönetim sistemi kurmak durumundadır. İşletmelerde, gerekli durumlarda otomasyonlaşmanın sağlanması, mümkün ise yükün çalışan tarafından taşınmasının, itilmesinin ve çekilmesinin önlenmesi, kaza ve hastalık kayıtlarının sağlıklı tutulması, hastalık belirtilerinin erken tanısı ve kaydedilmesi, sistemik değerlendirmenin yapılması ve nitelikli bir sağlık hizmeti verilmesi, gerektiğinde koruyucu iyileştirmenin sağlanması, koruyucu yöntemle işe dönüşün sağlanması, işyerinin sistematik olarak izlenmesi, yeterli düzeyde personel temin edilmesi, çalışanların eğitiminin sağlanması, her vardiyada sağlık personeline ulaşımın sağlanması, erken raporlamanın sağlanması gibi birçok alt sistemi barındıran bir yönetim yaklaşımının oluşturulması oldukça önemlidir.

 

  1. Elle Yük Taşıma

24.07.2013 tarihinde yayımlanan “Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği” madde 4’e göre Elle Taşıma İşi; ‘bir veya daha fazla çalışanın bir yükü kaldırması, indirmesi, itmesi, çekmesi, taşıması veya hareket ettirmesi gibi işler esnasında, işin niteliği veya uygun olmayan ergonomik koşullar nedeniyle özellikle bel veya sırtının incinmesiyle sonuçlanabilecek riskleri kapsayan nakletme veya destekleme işleri’ni ifade eder. Yine aynı yönetmeliğe göre “işveren, işyerinde yüklerin elle taşınmasına gerek duyulmayacak şekilde iş organizasyonu yapmak ve yükün uygun yöntemlerle, özellikle mekanik sistemler kullanılarak taşınmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür”. Ancak bazı işlerde yükün elle taşınmasının kaçınılmaz olduğu durumlar söz konusudur. Bu işlerde de yükle ilgili ve çalışan ile ilgili risk faktörleri dikkate alınarak iş organizasyonunun yapılması gerekmektedir.

Yapılan araştırmalara göre, yük kaldırmada meydana gelen kazaların ya da rahatsızlıkların birçoğu, kaldırılan yükün ağırlığından değil, kaldırma kurallarının doğru olarak uygulanmamasından veya bu davranış şekillerinin bilinmemesinden meydana gelmektedir.

Sürekli yapılan kaldırma/taşıma işlemleriyle kas ve iskelet sisteminin aşamalı ve kümülatif aşınması sonucunda ortaya çıkan kümülatif rahatsızlıklar, örneğin. sırtın alt bölgesinde ağrı; Kazalar sonucunda meydana gelen kesik ya da kırıklar gibi akut travmalar yüklerin elle taşınması sonucu ortaya çıkabilen etkilerdir. Ancak elle yük taşımayı tehlikeli kılan ve sonuç olarak sakatlık olasılığını artıran çeşitli risk faktörleri bulunmaktadır.

  1. Elle Taşıma İşlerinde Risk Faktörleri

Özellikle sırt sakatlıklarına baktığımızda bu risk faktörleri “Elle Taşıma İşleri Yönetmeliği’inde de belirtildiği gibi elle yük taşıma işleminin dört unsuruyla ilişkilidir.

  1. Yük: Özellikle aşağıdaki durumlarda bel ve sırt incinmesi riski artmaktadır:
  • Eğer yük aşırı ağırsa: Örneğin 20–25 kg’lik bir yük birçok insanın kaldıramayacağı kadar ağırdır.
  • Eğer yük aşırı geniş ve büyükse: Bu durumda yükü vücuda mümkün olduğunca yakın tutmak gibi temel kaldırma ve taşıma kurallarına uymak mümkün olmayacaktır. Böylece kaslar çok çabuk yorulacaktır.
  • Eğer yükü kavramak güçse:  Bu durum kaldırılan nesnenin elden kaymasına ve kazaya sebep olmasına yol açabilecektir.  Keskin kenarlı ya da içinde tehlikeli maddeler bulunan yükler çalışanlara zarar verebilir.
  • Eğer Yük sabit ve dengeli değilse: Bu durum kasların dengesiz bir biçimde yüklenmesine ve dolayısıyla taşınan nesnenin ağırlık merkezinin çalışanın vücudunun ortasından uzakta olması nedeniyle bitkinliğe neden olabilecektir.
  • Eğer yüke uzanmak güçse:  Kollarla aşırı uzağa/yükseğe uzanmak ya da gövdeden eğilmek veya bükülmek daha fazla ise kas kuvveti gerektirecektir.

• Eğer yükün şekli ya da boyutları çalışanın görüşünü kapatıyorsa kayma/takılma, düşme ya da çarpışma olasılığını artıracaktır.

• Eğer yapılan iş çok gayret ve enerji gerektiriyorsa, örneğin eğer çok sık ya da çok uzun sürelerle yapılıyorsa;

• Eğer yapılan iş biçimsiz pozisyon ya da hareketleri içeriyorsa, örneğin gövdenin eğilmesi ve/veya bükülmesi, kolların kaldırılması, el bileklerinin bükülmesi, aşırı-uzanma gibi;

• Eğer yapılan iş tekrarlı taşımayı gerektiriyorsa sırt sorunları artmaktadır (Anonim1, 2014).

  1. Fiziksel Güç Gereksinimi

Elle yük taşıma işleminde dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur ise fiziksel güç gereksinimi olmaktadır. Yapılan iş;

- Çok yorucu ise,

- Mutlaka vücudun bükülmesi ile yapılabiliyorsa,

- Yükün ani hareketi ile sonuçlanıyorsa,

- Vücut dengesiz bir pozisyonda iken yapılıyorsa,

     Bu şartlar altında bedenen çalışma şekli ve harcanan güç, özellikle sırt ve bel incinmelerine neden olabilecektir.

  1. Çalışma Ortamının Özellikleri

Çalışma ortamı aşağıdaki özelliklerde ise, özellikle sırt ve bel incinmesi riskini artırabilir:

- Çalışılan yer, işi yapmak için yeterli genişlik ve yükseklikte değil ise,

- Zemin düz değilse, engeller bulunuyorsa veya düşme veya kayma tehlikesi varsa,

- Çalışma ortam ve şartları, çalışanların yükleri güvenli bir yükseklikte veya uygun bir vücut pozisyonunda taşımasına uygun değilse,

- Çalışma ortam ve şartları, çalışanların yükleri güvenli bir yükseklikte veya uygun bir vücut pozisyonunda taşımasına uygun değilse,

- İşyeri tabanında veya çalışılan zeminlerde yüklerin indirilip kaldırılmasını gerektiren seviye farklılıkları varsa,

- Zemin veya üzerinde durulan yer dengesizse,

- Sıcaklık, nem veya havalandırma uygun değilse risk oluşturacaktır.

  1. İşin Gerekleri

- Özellikle vücudun belden dönmesini gerektiren aşırı sık veya aşırı uzun süreli bedensel çalışmalar,

- Yetersiz ara ve dinlenme süresi,

- Aşırı kaldırma, indirme veya taşıma mesafeleri,

- İşin gerektirdiği, çalışan tarafından değiştirilemeyen çalışma temposu (Anonim2, 2014).

Yukarıda  belirtilen çalışma şekillerinden bir veya daha fazlasını gerektiren işler sırt ve bel incinmesi riski oluşturabilir.

Sonuç olarak, insanların aktiviteleri genellikle daha geniş bir örgütsel çevrede gerçekleşmektedir (Dul vd., 2007: 143). Bu bağlamda, iyi bir vücut konumu, uzuvlar arasındaki denge, iş alanı tasarımında temel bir ihtiyaçtır (Sabancı vd., 2011: 137). Çalışma konumu, insan özellikleri, görev gerekleri ve iş alanı tasarımı özelliklerinin etkisi altında şekillenir. Çalışma konumunda insanın ergonomik ihtiyaçları ne kadar iyi karşılanırsa, elle taşıma işlerinde risklere maruz kalmamak adına çalışan ne denli kurallara, yönetmeliklere uygun davranırsa iş verimi de o denli yükselecek ve çalışanların sağlığı da korunmuş olacaktır (Sabancı vd, 2011: 139; Erkan, 2001: 115)

Kaynakça

Anonim2, (2014), Elle Taşıma İşleri, www.csgb.gov.tr Erişim Tarihi:11.08.2014

Dul, J., Weerdmeester, B., (2007), Ergonomi: Ne, Neden, Nasıl,  Çeviren, Münir Yavuz, Nalan Kahraman, Seçkin Kitabevi, Ankara.

Elle Kaldırma ve Taşıma İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği, www.tekevuzaktaneğitim.com Erişim Tarihi:11.08.2014

Erkan, N., (2001), Ergonomi, 6. Baskı, Milli Prodüktivite Merkezi Yayınları No: 373, Ankara.

HSA, 2014, Ergonomics in the Workplace, Healty and Safety Authority, p:11

Kalınkara, V., (2009), Ergonomi,  www.endustri.pau.edu.tr/gduyurular/arsiv/ergonomi  Erişim Tarihi: 20.06.2014

Kaya Ö, Akalp,  G (2014), “İş Sağlığı Ve Güvenliği Açısından Elle Taşıma İşlerinin İncelenmesi (Tekstil Ve Otomotiv Sektörü Örneği)”, 20. Ergonomi Kongresi Kitabı, Ankara Üniversitesi, 26-28 Eylül 2014, Ankara

Melhorn JM, Gardner P. (2004) How we prevent prevention of musculoskeletal disordes in the workplace. Clinic Orthop Relation Research, ;419:285-96.

Özcan E, Kesiktaş N. (2007) “Mesleki Kas İskelet Hastalıklarından Korunma Ve Ergonomi”. İş Sağlığı ve Güvenliği Dergisi; 34: 6-9.

Sabancı, A., Sümer, S, K., (2011), Ergonomi, 2. Baskı, Nobel Kitabevi, Ankara.